Biyografi’nin Gücü

Biyografinin Gücü

“Sanat sizin gördüğünüz şey değil,başkalarının görmesini sağladığınız şeydir.” Edgar Degas

“Önündeki yolların hepsini kapattıklarında, eğil ve tırnaklarınla kendine yeni bir yol aç .Karşıdan sürünüyor gibi görünebilirsin. Ama tekrar ayağa kalktığında, açtığın yolun senden sonra kaç kişiye daha çıkış olduğunu asla bilemezsin.”[1]

“Özgürlük yaratıcılıkta ortaya çıkar. Okuma, özgür bir düştür ve bu özgürlük ruhsal yapının en derin, en karanlık noktalarına giderek değişimi,gelişimi gerçekleştirir ve okuyan insan giderek artan bir duyarlılığa kavuşur.” Mine Özgüzel

“Sanat, uygulaması ve yönü açısından içinde yaşadığı zamana bağlıdır ve sanatçılar çağlarının yaratıklarıdır. En yüksek sanat, bilinçli içeriğinde bugünün çok katmanlı sorunlarını temsil eden sanat olacaktır.”[2]

Fazıl Say’ın varlığı Türk varlığı için her zaman önemli olagelmiştir. O “bizden” bir nefes, bir sestir. Insan , insan diye ve Chopin Nocturnes eserleri belki de en bilindik ama en önemli eserleridir. Fazıl Say müzikte neyse Haldun Dormen de tiyatro için odur kuşkusuz.

Bu girişin ardından  biyografi, oto-biyografi sevenlere hitap eden iki eser tanıtmak isterim.

Fazil Say’ın  ( 2017)“Akılla Bir Konuşmam oldu ” ve Haldun Dormen’in  (2016) “Nerde Kalmıştık?” adlı Doğan Kitap tarafından basılmış kitapları.

Alanında son derece başarılı olan bu iki eser,  yazar-çizer kim varsa zihin açıcıdır.

Avrupa Kültür Başkenti olduğumuz  2000’li yıllarda Kültürel Çalışmalara ne kadar değer veriyoruz? Ardı ardına müzeler açlılır , festivaller düzenlenirken unutulan yıllara, travmalarımıza, evrenselliğe dikkat çeken bu iki çalışma Türkiye’deki sanat değeri hakkında bize bilgi verebilir mi?

Fazıl Say çok kültürlüdür . İnter disiplinerdir. Hem edebiyatta hem müzikte var olmuştur. Haldun Dormen ise değerli eski eşi, Emeretus  Betül Mardin’den dolayı iyi bir halkla ilişkiler uzmanıdır.

Fazıl Say’ın kitabında seyahatlerinden izlenimler, önerdiği piyano ustaları, beste yaparken nelere dikkat ediyor , eserlerinde doğaçlamanın önemi, filantropist yanı hakkında bilgi sahibi oluyoruz. İdil Biret’ten Aşık Veysel’e , Arif Sağ’a uzanan bir birikimi anlatıyor.

Haldun Dormen ise sergilediği oyunların arka planındaki yapı ve kişileri, döneminde yaşadıklarını  bize tanıtıyor.

Tiyatro dünyasındaki çalışanları daha yakından tanımamıza olanak veriyor. Örneğin ondan dekor ustası Osman Şengezer’i öğreniyoruz. Hem tiyatro dünyasına dair bilgi hem de keyifli bir özyaşam öyküsü dinliyoruz.

Hatalarıyla, eksikleriyle ‘ben varım’ diyen bu iki üstadı belki tekrardan kucaklamalı. 

KAYNAKÇA:


[1] Serminyasarofficial, Instagram hesabından

[2] http://sdam.org.tr/haber/132-kuresellesme-boyutuyla-sanat-ve-edebiyat/ (10.09.2019)

Richard Huelsenbeck, “İlk Alman Dada Manifestosu” içinde Charles Harrison ve Paul Wood, Sanat ve Kuram, çev. Sabri Gürses, Küre Yayınları, İstanbul 2011, s.288. http://sdam.org.tr/haber/132-kuresellesme-boyutuyla-sanat-ve-edebiyat/

Tavsiye Edilen Yazılar